ALIŞIK OLDUĞUMUZ ÜZERE KALLEŞLİK SİZDEN GELDİ

0
1171

Fahrettin Altun Efendi, bir masa kurmuş ve bizim çalışmalarımızı takip ediyorlarmış.

İyi ya bizim gizlimiz saklımız yok. Biz söylediklerimizi açıkça söylüyoruz. Burada ki söylediklerimiz, mahkemelerde de söylediklerimizdir. Bizim için; bizim kimliğimizi, onurumuzu, şerefimizi ve namusumuzu elimizden almaya yönelmişler.

Bizden bunu alamayacaklarını kabul ettirdik. Biz şiddetle ve kanla bu işin peşine düşmeyi doğru bulmuyoruz. Kendileri bizim yaptıklarımızı takip ediyorlarsa, dürüst davrandıkları sürece bizimle ilgili bir sorun yok.

Erdoğan Efendi, kendi temsilcilerini buraya kadar gönderdi. 2002’de gönderip destek istediler. 2004’te gönderip belediye seçimlerinde yerimizi kullanmak için ricada buldular. Herhalde Tokat milletvekili miydi, Ordu milletvekili miydi, onun özel temsilcisi ile bizim Diyarbakırlı bazı temsilcilerle görüştüler. Bizim yerimizi kullandılar.

Ondan sonra yine 2005’te gelip; ‘‘Türkiye’ye gel, Diyarbakır’da otur. Bakanlık dahi ne istiyorsan biz sana verelim’’ dediler. Bunların hepsi kayıtlıdır.

Kurd sorununu da biz çözeceğiz ama buradaki dava ile ilgili noktayı koy, yani savunmadan vazgeç, dediler.

Ben de dedim ki; böylesi bir mirası çocuklarıma bırakmayacağım.

Bu iddialar tamamen saçmadır. Madem, siz benim gelmemi istiyorsunuz, Kurd sorununu çözeceksiniz, nasıl çözeceksiniz?

Milli Güvenlik Kurulu, komutanlar ve en üst düzeyde insanların başında olduğu heyetin hepsi geldi.

Şaka değil, bunlar.

Yine Bay Erdoğan’ın özel siyasi temsilcisi ile beraber geldi. Her kurum bunu uygun görüyor, diyerek geldiler.

Dediler ki; biz yeni sistem oturtuyoruz. Bölge hükümeti olarak burada konumlanacak. Kürdçe eğitim ve benzeri PKK’nin istediğinden çok daha kapsamlı ve ileri derecede yasal çerçevede biz bunu düzelteceğiz, dediler.

Bunun için referandum yapmak zorunda kalırsak, onu da yapacağız. Anayasayı değiştireceğiz fakat bu seçimden sonra. Bunu yapacağız zaten.

Sonra 2008 seçimi sonra, PKK ile çözüm süreci içerisinde hep bizi kandırdılar. Biz onları kandırmadık. Onlar bizi kandırdılar.

Bizim yok olmamızı istemekle, onlar kendileri yok olacaklar.

Beni takip mi edecekler?

İzleyecekler mi?

Eğer dürüstlerse benim gizlim saklım yok.

Kahpeliğe devam edeceklerse kendilerine zarar verirler, bana değil!

Bütün Kurdler bizim kardeşimizdir.

Kurd kimliğine sahip çıkan kurumların hepsinin, Kurdlük kimliğine sahip çıkmaları onların namus ve şeref borçları olduğunu söylüyoruz.

Bu da bizim en temel hakkımızdır.