İZAHATLI YENİ YIL MESAJI

0
1376

Bazı çevreler bizim yazılarımızın içeriğinin tamamını bir bütün olarak değerlendirmeden yorumlar yapıyorlar. Her bireyin bizimle aynı düşüncede olmasını bizimle hemfikir olmasını beklemiyoruz. İnsanların özgür iradeleriyle kendilerini ifade edebilmeleri gerektiğine inanıyoruz. Etkin ve inanç farklılıkların Devlet yasaları çevresinde güvence altında olmaları gerektiğine inanıyoruz. Hiçbir etnik ve inanç grubu kendileriyle ayrı etnik ve inanç grubuna üstünlük dayatma hakkına sahip olmamalıdır. Aynı şekilde-boyutta siyasi görüş farklılıkları da eşit yasal güvence altında olmaları gerektiğine inanıyoruz. Çoğulcu ve yasalar – kanunlar önünde eşitlik Demokratik Değerlerin olmazsa olmazıdır ve korunmaları gerekir.

Her halkın kendi Devleti olmalıdır. Farklı Devletler biribirleriyle dayanışma içinde olmalıdırlar. Çatışmalar, öncelikle taraflara kayıp ettirir. Elbetteki aynı Devlet çatısı altında farklı etnik ve inanç grupları da olabilir. Biraradalık her alanda eşit haklara sahip olmakla kalıcı olabilir. Biz Kürd’ler için kendi vatanımızda hayvanlara bile yapılmaması gereken baskı ile zulüm dayatması, bizi Bağımsız Kurdistan Birleşik Devletini resmileştirmeyi sağlamaya yöneltti. Hiç kimse bu gerçekleri göz ardı etmemelidir. Biz keyfimizden bu karara yönelmedik. Devlet izni ve lisansıyla kurulmuş olan eğitim, ibadet, ticari, sağlık, finans veya sosyal kurumların üye veya müşterileri suçlu olarak kabul edilemez diyoruz. Ama anılan kurumların yönetici, personel, üye veya müşterileri mevcut yasaları ihlal etmişlerse elbette yasal çerçevede hesap vermelidirler. Yasalara uygun olarak kurulmuş olan siyasi partilere de aynı çerçevede bakmak zorundayız.

Devletin seçim yasalarına uygun kurulmuş olan siyasi parti üyesini,çalışanını suçlu olarak göremezsiniz. Basın ve sendika kurumlarını da aynı çerçevede görmek zorundayız. Devletin yönetimini kontrol ediyor olan siyasi irade,kendilerinden farklı siyasi duruşlarından dolayı insanları suçlu ilan edip mağdur etmeleri adaletsizliktir. Adaletsizliğin olduğu düzen kalıcı olamaz.

Devlet adına uygulanan haksızlıkları eleştirmezsek ve doğru olanı uygulamalarını ısrarla talep etmezsek, yanlış ve kusurlu uygulamaların bedelini hepimiz öderiz. Ben yazılarımda, Devletin yasalarına uygun kurulmuş olan kurumların sahip, yöneticileri veya müşterileri daha sonra suç işlemiş olabilirler elbette, diyorum. Eğer suç işlemişlerse elbetteki yargılanmaları gerekir. Uygar yaşam düzenine inanan herkes de mahkeme kararına saygı duymalıdır.

Birileri benim yazılarımın içeriklerini anlamıyorsa bu satırlarımla izahat sunmayı gerekli gördüm.

Yeni yılımız hak hukuk ve biribirmize saygıyı getirsin. Kalıcı barış için hepimize samimiyetle çok çalışmak düşüyor.

Saygılarımla,
Hüseyin Baybaşin