Paris olayları ile ilgili

0
1483

Paris olayları ile ilgili

Değerli soydaşlarımızın bildikleri gibi Paris’te oluşan olumsuz gelişmeler sonucunda bizim müdahale ve tepkimiz zorunlu hale geldi. Sonuçta esas sorumlular harekete geçip, soruşturma yaparak doğruların netleşmesi ve böylesi olumsuzlukların hatta çirkefliklerin son bulmasını yönelik çalışmalar başladı.

Biz geçici olarak müdahaleyi noktaladık. Ancak dedik ki; “biz izleyeceğiz.”

Bunları şimdi söylememizin nedeni bu konuyla ilgili sorumlu arkadaşların çalışmalarında bir şimdiye kadar bir eksiklik görmedik. Öyle bir düşüncede yok. Düşüncenin oluşması için herhangi bir neden yok.

Ancak bazı kendini bilmezler Paris’te yapmış oldukları pislikleri örtbas etmek için bizim bazı kardeşlerimizi ve yakınlarımızı arayıp mide bulandırıyorlar. Bunların başında da “İmam Şahin” denen Elbistan’lı çakal var.

Sen beni şimdi net olarak duy.

İmam Şahin denen çakal!

Senin o dilini müsait yerine sokmadan, haddini bil ve otur oturduğun yerde…

Bir daha da benimle görüşen, benim yakınım ve akrabam olan insanları arama. Bir daha ararsan, cevabın senin tahmin edemeyeceğin çerçevede olur.

Sen ve senin gibi leş kargaları bugün Kurdlüğüne dönüş yapıp, Kurdlüğüne sahip çıkmak istiyorsan, bu elbette ki takdir edilmesi gereken bir davranıştır. Senin gibi leş kargalarının kimliklerine sahip çıkmalarını sağlamak her onurlu Kurdün görevidir. Ancak senin gibi leş kargalarının Kurd derneklerini kendi av alanları gibi kullanmaları kabul edilemez ve biz buna asla ve asla izin vermeyeceğiz.

Sen Kurd derneğini kendi av alanın gibi kullanan itlerden birisin. O dernekte sana yardımcı olan bazı şahsiyetler de var. İlgili yetkililer gerektiğinde daha geniş bilgileri alacaklardır.

Senin yaptığın pislikler bir değil, iki değil, on değil…

Sen kim oluyorsun da, birden çok Kurd işverenlerinin iş yerlerine gidip, onları dernek adıyla tehdit ederek onların iş yerlerini hatta fabrikalarını %10 fiyata ellerinden almak için baskı uyguluyorsun. Sen kendini ne zannediyorsun?

Bu olaylar bir değil, iki değil, onun değil…

Ondan sonra benim yakınlarımı tecrit etmek için; “bunlar Hüseyin Baybaşin’e bağlıdırlar. Onlar mafyadırlar, onlardan uzak durun” gibi sözler edip çalışmalar yürütüyorsun.

Benim diğer akrabamın iş yerine sen kendin gittin. Diğer başka bir vatandaşta onları götürüp senin başkanı olduğun Kurd İşverenleri Derneğine üye olmaya ikna ettin. Sonra da ona yönelik saldırıları koordine eden itlerin arasında yer aldın.

Biz sizin insanlığa dönmenizi istiyoruz. Haddinizi bilmenizi istiyoruz. Yoksa sizin varlığınızla yokluğunuz, bizim için bir göz açıp kapamaktan öteye değildir.

Tekrarla söylüyorum; bir daha benim o akrabalarımı arama, otur oturduğun yerde. Senin yaptığın pisliklerin hesabını asıl esas sorumlu arkadaşlar soracaktır. Ola ki, sormadılar. Biz senden o hesabı sormasını biliriz.

Siz gidip insanlarımızın iş yerlerini zorla ellerinden alıyorsunuz. Ellerine üç kuruş para geçmiş onurlu, ve şerefli Kurd insanlarına saldırıyorsunuz. Bunu da Kurd dernekleri adına yapıyorsunuz. Size müdahale edeceğini duyduğunuz Hüseyin baybaşin ile görüşenleri tehdit ederek etkisizleştirmeye çalışıyorsunuz. “Onlar mafyadır” diyorsun ve sen Hüseyin Baybaşin’in hayatıyla ilgili ne biliyorsun? Senin yaptığın mafyacılık bile değil, sokak köpeklerinin işidir.

Biz 5-6 yaşındayken bile bu tür terbiyesizlikleri tasnif etmezdik.

Otur oturduğun yerde. Gidip orada burada; “ben bir şey yapmamışım, ben tanımıyorum bile, benim adımı yanlışlıkla karıştırmışlar” gibi şeyler söylüyorsun.

Biz senin kim olduğunu biliyoruz. Evini, oturduğun yeri ve iş yerlerini nasıl edindiğini, kimlerin nasıl tehdit ettiğini biliyoruz.

Kimlere “Hüseyin Baybaşin’in akrabalarını etkisizleştirmek gerekiyor, uzak durun” söylemlerinde bulunduğunu da biliyoruz. Bununla ilgili soru işaretimiz yok. Bir daha senin sesin bana gelirse, yapılıyor olan soruşturmanın sonucunu beklemeden senin ağzına tükürürüm.

Senin bu yaptığın hataları düzeltebilecek imkanın da yok. Ancak soruşturmayı yürüten arkadaşların vereceği kararlar bizim için önemlidir. Biz onu bekliyoruz.

Şimdilik sana şunu söylememiz gerekiyor. Havlamayı kes, bizim yakınlarımızı ve kardeşlerimiz bir daha sakın ola ki arama. Senin o çürümüş kirli kafanın içinde biraz akıl varsa, onu kullan. Yaptığın seviyesizliklerden uzak dur.

Bu konuya biz geçici olarak nokta koymuştuk. Şimdi bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığımız içinde asil ulusumuzun bireylerinin anlayışını bekleriz.