SOYLU TARİHİMİZ BİZİ, ERDOĞAN TÜRKİYE’SİNİN ZULMÜ DE DÜNYA’YI, KURDÎSTAN BAĞIMSIZLIĞINA YÖNELTTİ

0
1154

Normal olağan koşullar sürecinde insan doğasında kendisi için düşünüp hareket etmesi öne çıkar. Yani, normal koşullar sürecinde yaşıyor olsaydık, her birimiz bir yaşam sürecinden yoksunuz.

En başta sevgi, saygı, insan ilişkilerinde hesap kitap muhasebesine dönüşmüş. İnsanlar arasında dayanışma anlayışı ucuz hesaplara bağlı hale gelmiş. Biz Kurdler için ise kendini düşünmek, kendi gereksinimlerini temin etmeye çalışmak bile imkansız hale gelmiş.
Dünya insanlarının sosyal ilişkileri ile biz Kurdlerin birbirimizle ilişkilerimiz arasında farklıdır. Çünkü biz Kurdler, Dünya’nın diğer insanlarının sahip oldukları DEVLET varlığına sahip değiliz. Devletimiz olmadığından, kendi dilimizi, kültürümüzü, tarihimizi, en önemlisi de insanlarımıza kendilerine sahip çıkmalarının ve sosyal ilişkilerinin kurallarını benimsetemiyoruz.

Devlet olmayınca, eğitim yok, eğitim olmayınca öğrenim yok. Yaşayarak bilgi ediniyoruz. İnsanlarımızın, zor-sağır ve eğitimin öğretileri olmadan, yaşadıkları ortamda, Kurd kültür ve adabına uymayan bilgilerle donanıp yaşayabilirler. Özellikle welatımızın toprakları üstünde yaşayan insanlarımız, işgalcilerin eğitim öğretileriyle büyüyorlar. İşgalciliği kendileri için hak olarak gören barbarlar, kendi kirli zihniyetlerini, insanlarımıza “doğru” gibi öğretiyorlar. Bizler de aynı süreci yaşadık. Welatımızın dışında, sürgünde yaşıyor olanlarımız da, yaşıyor olduğumuz ülkelerin öğretileriyle sınırlı bilgilerle büyüyoruz.

İnsani değerlerin, insan ilişkilerinde yerini ucuz hesap muhasebesine bıraktığı Dünya düzeninin yaşam ortamında, kendi tarihi, kültürel bilgilerinden yoksun insanlarımızın, Devlet kurumunun yokluğundan ötürü, Devlet öğreti ve sahiplenmesinden de mahrum insanlarımızın yoksunluğun, mahrumiyetin, korumasızlığın yanı sıra işgalcilerin baskıyla zulüm uygulamalarına rağmen, Kurd kahramanları yeniden Dünya’ya insani, dayanışma, sahiplenme ve kahramanlık gibi alanlarda kalıcı destanımsı örnekleri gösteriyor. Dünya’ya, Dünya insanlığına bu eserleri-değerleri hediye olarak bırakıyor.
Dünya da insani değerlerin ucuz çıkar hesap muhasebesiyle işlem gördüğü bu süreçte, bütün zorlukların olumsuzluklarına rağmen Kurdler arasından çıkmış olan bu insani değerlerin ve destanımsı kahramanlıkların öncüleri, Kurd soyunun özüdürler. Kürdün mayası, Kurdün ruhu, kültür ve tarihinin gerçekleridirler.

Bütün zorluklara rağmen, bugün Dünya’da Kurdlerin üstün ayrıcalıkları, saygıyla ilgi görüyor. Kurdlerin mevcut nüfusunun çok küçük bir oranı, Kurdlüğün doğal bayrağını bu düzeyde yüksek değerlerle dalgalandırıyor. Kurd düşmanlarını ürküten bu soylu Kurd duruşunu biz Kurdler, görmezlikten gelmeyelim.

Birçok mektup, mesaj özellikle de e-mail ulaşıyor bana. İnsanlarımızın özel sorunlarını izah edip, ilgi-destek istemeleri, anlaşılırdır. Bu, gösteriyor ki insanlarımız birbirleriyle diyalogları, ilişki ve dayanışmalarını geliştirmeleri gerekiyor. Bütün zorluklara rağmen, insanlarımızın kendilerine ve birbirlerine sahip çıkmaları alanında çok daha fazla çalışmalar yapmaları, acil gereksinimdir. İş, güç sahibi, olanak sahibi insanlarımızın öne çıkıp, hastalıklı, işsiz, olanaksız insanlarımıza destek çalışmalarını koordine etmelerini rica ediyorum. Zor durumda olan insanlarımıza sahip çıkmak için çalışmalar yapmak, ibadet etmekten çok üstündür. Bazı insanlarımızın eğitim görmelerini desteklemek, temel gereksinimdir. Eğitim kadar paralel değerde önemli gördüğüm husus, insanlarımıza iş vermektir. İnsanlarımızın kendi geçimlerini temin etmeleri için en azından, çalışaak işleri olması şarttır. Biz Kurdlerin, Devleti yoktur. Eğitim ve iş temini gibi sağlık sorunu olan insanlarımıza destek olmak, olanak sahibi insanlarımızın görevidir. Bu hizmetler ibadetten çok üstün değerde önemlidir.

Hac’a gidip para harcayarak cennete gideceğine inanan insanlarımızdan ricam, İslam Din’inin kuralına bakarak paralarını Hac için harcamaya karar vermeleridir. Akrabanız, komşunuz, sizin Hac yoluna harcadığınız paraya muhtaç ise, o parayı yardım için harcamanız farzdır.
Cennetinizin kapısını açacak anahtar, Kurd soydaşınıza yardım etmektir. Kurban kesmek yerine, kurban parasını Kurd soydaşınıza vermeniz de kurban gibi makbuldür. Bunlar, kısa örneklerdir. Olanak sahibi Kurd soydaşlarımdan ricam, Kurdler arası dayanışmayı ibadetten önce görmeleridir.

Elbette insanlarımız inançlarına uygun olarak ibadet etmeleri doğaldır. Devleti olmayan, baskı ve zulmün sistemli mağduru olan soylu tarihin asil Halkı olan Kurd Halkının, işgalci barbarların çirkefliklerinin altında yaşamalarına razı olmamamız gerekiyor. Olanak sahibi Kurdler için, Kurdlerin birbirleriyle dayanışmalarını organize etmek, insani görevdir. Her şerefli Kurd bireyinin buna inandığından hiçbir şüphem yoktur. Bu inancı pratikte uygulayalım.

Bireysel edinimleri ihmal etmeyelim. Kendimizi geçindirecek işimiz, gelirimiz olmalıdır. Bununla birlikte, kendilerine sahip çıkmayan insanlarımıza da kendimize sahip çıktığımız gibi sahip çıkalım.
İşgalcilerin sistemli baskılarıyla ve bilinçli olarak yalan yanlış öğretileriyle çirkefleşmiş, ucuz hesapların esiri olmuş, korkup sinmiş, Kurdlüğün üstün ayrıcalıklı değerlerinden uzaklaşmış insanlarımız vardır.

Hepimizin ailesi içinde bu tip ucuz sinik kişilikler türemiş olabilir. Bunun da bilincindeyim. Kurd kültürünün, asil Kurd insanının eseri olduğunu ve bu üstün ayrıcalıklı değerleri korumak zorunda oluğumuzu kendimize hatırlatalım.
Kurdîstan’da egemen olan barbar işgalcilerin, Halkımızın arasına ekmiş oldukları fitne fesat tohumunun kalıcılaşmasına izin vermeyelim.

“Benci” duyguların esiri olmayı reddedelim. Yaşamımızı bireysel arayışlara adamayı reddedelim. Kurdlüğümüze sahip çıkmak adına, sevgi ve saygıyla Kurdler arası dayanışma ruhunu öne çıkaralım. Bunu pratikte gösterelim. Benim yaşamımın temel felsefesi budur. Kurdîstan Birleşik Devletleri projesinin temelini oluşturan anlayış budur. Hükümetimizin hizmet anlayışı, bu çerçevededir. Kurdizm ideolojisi budur. Geçmişin sıkıntılarının, cehaletin sınırını aşmanın yolu budur. Kurdîstan işgalcilerini welatımızdan kovmanın gücünü oluşturabilmek, böylece mümkündür.

Her Kurd soydaşımızın duymasını gerekli görüyoruz ki, Kurd Halkı, soylu tarihine uygun olarak Bağımsız Devletini kuracaktır. Bağımsız Kurdîstan Devletinin yönetimi de, soylu Kurd Halkının asil karakterine, doğal yapısına uygun uygar yasalarla olacaktır. Soylu Halkımız adına, bu temelde Kurdîstan Birleşik Devletlerini resmileştireceğiz. Dünya’nın hiçbir gücü bunu engelleyemeyecektir.
Halkımızın soylu tarihine ve asil karakterine olan borcumuzu ancak bu başarıyla ödemiş oluruz.

09-12-2019

Saygılarımla, Hisên Baybaş