Şam’da egemen kılınmaya çalışılan IŞİD terör örgütünün teröristleri, Kurdleri babalarının oyuncağı zannedebilirler. Birileri de Kurdlerin, Amerika’ya, İsrail’e güvendiğini havlayabilirler. Kurdler kendilerine güvenirler, bu toprakların sahibidirler. Kurdistan’ın ve Kurd’lerin tarihi 12 bin yılı aşan süreçtedir ve yaptıklarının hepsi yazılı bilgilendirmelerde vardır. Kurdlerin tarihi 12 bin yıldır demiyoruz, 12 bin yıldır kaleme alınıyor diyoruz. Uzmanların araştırmalarına baktığınız zaman, Kasimilerden, Medlerden, Medyadan diğer Kurdistan devletlerine baktığınızda, Firavun Mısır’da egemenken, o zaman iki büyük Kurd devleti vardır. Dünyanın üç büyük devleti vardır, ikisi Kurd devletidir. Bu bilgiler için Diyarbakırlı soydaşımız Ekrem Cemil Paşanın “Kurdistan’ın Kısa Tarihi” kitabına bakmanızı rica ederiz. “Dîroka Kurdistan bi Kurtebirî” diye Kurdcesi de vardır. Kurdün tarihi budur, değerlerine de sahip çıkmasını bilir.
Kurdlerin sahip çıktığı, Ortaasya’dan gelen kavimler bugün kendilerini Türk olarak kabul ediyorlar ise de esasen Kurdlerin sayesinde Anadolu’da yaşayabilme olanaklarını bulmuşlar. Bugün dört tane çapulcuyu siz Türkiye’yi yönetenler Şam’da egemen kılmaya çalışırsınız, Kurdlerin, Kurdistan welatı, Osmanlı’yı parçalayan işgal güçleri ile işbirliği yapmadıkları için parçalandı. Tabii ki kendilerini bugün Türk olarak kabul edenler bundan utanmazlar.
IŞİD terör örgütü bizim karşımızda kendi başına değildir. Erdoğan çetesinin koordinesiyle Kurdlere yönelen it sürüsüdür. Halep’te balkondan atılan soydaşımız, yine Halep’te boğazı sıkılarak katledilen 7 yaşındaki çocuğumuz, daha önce Şengal’de ve Kurdistan’ın diğer bölgelerinde bu barbarca zulümlerin yapıldığı herkesin vebali Erdoğan’ın boynunadır. Hem bu dünyada hem öbür dünyada her Kurdün eli senin yakanda olacaktır. Cehennemde bile sen Kurdlere yapılan zulmü koordine eden kişi olarak bedelini ödeyemeyeceksin ama ödettirilecek sana.
Şam’da ki terör odakları belki bugün kendilerine bir yer edindiklerini zannediyorlar. Ortada İran’ın karışıklığı var, İran kaç yıldır bu hale getirilmesi çerçevesinde çalışmalara sahneydi. Biz bu konuda birçok kez yazdık. İran konusu tamamen kapatılmadan, burada bazı olumsuzluklara sessiz kalındıysa da biz buna sessiz kalmayacağız. Biz bir yolunu bulup, sizi kutsal topraklarımızdan def edeceğiz. Bunu böyle bilin! Eğer bunu yapamazsak en azından sizin de rahat nefes alamayacağınız hale getireceğiz.
Kurd olupta, Kurdlere yapılan zulümlere sessiz kalanların elbette ki haramzade oldukları kadar, kendi kanlarından da şüphe etmelidirler. Eğer siz welatınıza, milletinize sahip çıkamıyorsanız, o zaman korkaksınız! Korkaksanız, sizin imanınız zayıftır, imanınız yok demektir. İmanınız yoksa namusunuz da yoktur. Kurd düşmanlarından korkanların imanı yoktur, namusu yoktur, insan değildir, Kurd olmasına da gerek yoktur.
Birileri de kendi ceplerini doldurmakla uğraşabilirler, birileri de kendini Marko Paşa zannedebilirler. Senin toprakların işgal altındayken, daha dün Halep’te 7 yaşındaki Kurd evladının boğazını sıkarak katleden itler, eğer bugün Kurdlere karşı direniyorlarsa ve sen Kurd olarak kim olursan ol sesini çıkarmıyorsan, buna karşı çıkmıyorsan, sen o çocuğa kurban olasın. Biz kendimizden utanmalıyız ve kendi kendimize yetmediğimiz için kendi suçlarımızı görmeli, kusurlarımızı görmeli, eksiklerimizi görmeli ve gidermeliyiz. Eğer biz kendi suçlarımızı, kusurlarımızı, eksiklerimizi görmek yerine parmakla başkalarını suçluyorsak, bu da bizim yetersizliğimizin, bizim samimiyetsizliğimizin dışa vurumudur. Başkaları bize niye sahip çıksın? Biz duvar altında kalmış yetimler değiliz ki, kendimize biz yeteriz. Rojava’mız var, Rojhilat’ımız var, Başur’umuz var. Birilerinin işine gelmese de bugün bile cephede canını feda etmeye hazır kahraman savaşçılarımız var. Ve 60 milyon nüfusumuz var. 1 milyonumuz bile ayaklanırsak, kutsal topraklarımızda egemen olmaya çalışan bu pislik sürüsünün hepsini Mersin’den denize dökeriz. 1 milyonumuzda olmaz olsun, 5 milyonumuzda olmaz olsun yine 55 milyonumuz kalır. 5 milyonumuzda namussuz olmuş olsun yine 50 milyonumuz kalmış olur. Öz be öz Kurd 50 milyon nüfus kalır.
Hiçbir şekilde korkmayalım, hiçbir şekilde sırtımızı davamıza dönmeyelim, hiçbir şekilde başkalarının yetersizliklerini, seviyesizliklerini, utanmazlıklarını kendimize malzeme yapmayalım. Bizim de kendimize göre hesap sormamız gereken davalar vardır. Vardır ve soracağız! Ama bugün Kurd milletine, Kurd u Kurdistan davasına hizmet etme günüdür. Biz bugün buna odaklıyız. Herşeyin zamanı var, bugün buna odaklıyız. Sizin de damarınızda Kurd kanı varsa, onur, haysiyet, şerefiniz varsa buyrun meydan sizi de bekliyor.