Suriye'nin Halep bölgesinde Kurd yerleşim alanlarının ablukaya alınmış olması esasen Türkiye'nin politikasının ablukaya alındığını görmemiz gerekir. Türkiye o bölgede ve Suriye'nin genelinde çok kirli ve ikiyüzlü politikalar geliştiriyor. Bunun Türkiye'ye bir yararı olmaz ayrıca Türkiye bundan büyük zarar görür belki bugün Türkiye'yi yönetenler 40 parçaya bölünmüş olduklarından ötürü herkes kendi telinden çalıyor. Ama haksızlığı, zulmü kirli oyunlarla adaletsizliği dayatırsanız bulacağınız karşılık da aynı seviyede olur. Bunu dikkate almamakla aptallık yapıyorlar. Türkiye'yi yönetenler bu aptallıklarının bedelini çok ağır öderler. Bununla birlikte elbette ki Suriye halkı da sıkıntı çeker, zorluk çeker. Kurdler kendilerini koruyabilecek konumdadırlar. Kurdlere illa da savaşı dayatmalarının kendilerine bir yararı olmaz, büyük zararı olur. Sürekli bunu vurguluyoruz. Beş tepeyi koruyamaz duruma gelirler. Aptalca ve yıkıcı yaklaşımdır Türkiye'nin yaklaşımı. Ablukaya aldıkları bölgeleri derhal terk etmeli ve Kurd güçleri ile diyalog yoluyla anlaşmaya varmaları herkesin yararına olur.
Kurd milleti kendi kendine sahip çıkabilecek konuda ve donanımdadır. Türkiye'yi yönetenler bunu görmemezlikten geliyorlar ise de bunun bilincinde olduklarını kendileri de biliyor, biz de biliyoruz. Suriye'nin yeniden Şam yönetimine oturtulmak istenen IŞİD terör militanlarının oraya kaydırılmasından önceki duruma dönmesini istiyorlarsa, bu tutarsız siyasi davranışlarının sürdürebilirler ama en çok zarar eden taraf da kendileri olurlar. Şam’a yerleştirilen bu grup, bunlar teröristtir, yıkıcıdır, yapıcı değil bunlar. Türkiye'nin bunları orada egemen kılmaya çalışması, içine girdiği kirli oyunda boğulacağını dayatır başka bir yararı olmaz.
Eğer Şam'da yönetici konumuna oturtulmak istenen IŞİD terör örgütünün elebaşları Şara başta olmak üzere Kurd milletine böylesi bir savaş başlatıyorlarsa ve Kurd milletinin koruyucuları kendileri için meşru ederse Kurd milleti için IŞİD bir terör örgütü olduğu gibi Şam’daki yöneticiler de meşru hedeftir. Her alanda Kurd milletinin bu hedefe yönelik etkinliğini göstereceğine inanıyoruz. Kürdistan Birleşik Devletleri Hükümeti olarak da bizim çağrımız budur. Kurd milleti bu terör yapısına ve onların destekleyicileri olan Türkiye terör devletine teslim olmayacaktır. Her Kurd bireyi burada yetkilidir ve görevlidir. Biz oradaki soydaşlarımızı ve kahramanlarınızı koruyacağız. Xweda bizi utandırmasın, soydaşlarımızın amansızca, korkusuzca kesinlikle soydaşlarımızı ve kahramanlarımızı yalnız bırakmamak adına her türlü adımı atmaları meşrudur. Türkiye terör devleti bu itlerden vazgeçmelidir, bunları korumaktan vazgeçmelidir. Kurdlere karşı yapılan saldırıyı kınamalıdır. Aksi halde bizim duruşumuz nasıl Şam’ı yöneten terör örgütüne yönelik cevap olacaksa, Türkiye’ye yönelik de cevabımız olur. Burada kendilerine akıllı bir yol seçmelerini tavsiye ederiz. Kurd milleti IŞİD terör örgütüne teslim olmayacaktır. Siz de IŞİD terör örgütünün tarafını tutarak Kurdlere saldıracaksanız siz de o zaman Kurd milletinin meşru hedefi olursunuz.