Ortadoğu’da Oluşması Gereken Yeni Bir Proje Çerçevesinde Kürdistan Birleşik Devletlerinin Resmileşmesi Gerekiyor.

Ortadoğu’da Oluşması Gereken Yeni Bir Proje Çerçevesinde Kürdistan Birleşik Devletlerinin Resmileşmesi Gerekiyor.
5 Ocak 2026
Ortadoğu’da oluşması gereken yeni bir proje çerçevesinde Kürdistan Birleşik Devletlerinin resmileşmesi gerekiyor. Bu çerçevede bizim 24 Temmuz 2018 yılında başlattığımız ve Kurdistan Birleşik Devletleri Hükümet konusunu ilan etmemiz ve yaptığımız çalışmalar da bu süreçteki boşluğu doldurmak amaçlıydı. Bu çalışmalarımızı olabildiğince yararlı bir şekilde sürdürüyoruz ve buna devam edeceğiz. Bu süreç içerisinde bildiğiniz gibi geçmişte Irak’ta ve Suriye’de oluşan gelişmeler, İran'da ve Türkiye’de de olacaktır, bu kaçınılmazdır. Çünkü Kurd milletinin maruz kaldığı zulmün son bulması zorunludur. Bunun için Kurd milletinin kendi kendilerini yönetme haklarını kullanmaları gerek. İran Kurd milletinin hak ve hukukuyla ilgili yaptığı çalışmalarda her ne kadar kâğıt üzerinde Türkiye'den daha iyi bir durumda ise de ama günlük yaşamda bunlar görülmemektedir. Türkiye'den daha iyi durumda dediğimiz; Kurdistan eyaleti adı kullanılıyor, Kurdce defter veriliyor, Kürtlerin varlığına saygı gösteriliyor ama diğer taraftan Kurd u Kurdistan davasına hizmet eden insanların idam edildiklerini görüyoruz.

Sonuçta bu Kurd milletinin devletsizliğinin sancılarıdır. Bu sancılar Tahran’da da görülecek, Ankara’da da görülecek. Bunun önüne geçmek için bazen Devlet Bahçeli'nin mantıklı izahatları var; “birliği sağlamamız gerekiyor” şeklinde. Erdoğan Efendi ve onun gibi kendi menfaatlerini düşünen şahsiyetler ise göstermelik bir çalışmayla yanından kenarından geçmeye çalışıyorlar. Birliği sağlamanın Kürt milletine yüzyıldır dayatılan zulümün devamı şekilde gerçekleşemeyeceğini bilemeyecek kadar geri zekalı insanlar değildirler bunlar. Birliği sağlayacaksanız bunun gereğini de yapmanız gerekir. Birliği sağlamak adına PKK ile sarmaş dolaş olmuşsunuz, Öcalan’ın yapacaklarına sığınmışsınız, peki adam niye hapiste o zaman? Bu zatın diplomatik çalışmalarını yürütebilmesi, kendi yandaşları ile görüşebilmesi ve yapacaklarını Kurd milletine izah etmesi ve onay alması gerekir. Bunların hiçbirinin olmadığı ve böyle bir planın adından bile söz edilmediğini görüyoruz. Elbette ki Türkiye'de bugün olmasa yarın ya da öbür gün Kurd milletinin maruz kaldığı zulümun ve Kurd milletinin kendi topraklarında, welatında kendi devletini yönetmeleri sağlanmadan, Kürdistan topraklarında işgalci olan devletlerin başkentlerinde başta olmak üzere genelinde istikrar oluşamaz. Açıklığın, dürüstlüğün, samimiyetin, kararlılığın ve adaletin olmadığı devlet yönetim yapılanmasında istikrarda oluşamaz. Türkiye yüz yıldır kurulan yapay bir cumhuriyet devleti adıyla insanları baskı altında tutmakla bugüne getirmiş olayları. Bundan sonra nereye gideceğini zannediyor, Kurd milletinin yüzbinlerce kahramanının eğitildiğini, welatlarını milletlerini korumaya kararlılıkla mücadele ettiklerini görmeyecek kadar gözleri kör. İran’da bunu, bu yapay rejimle geçiştirmeye çalışıyor. Kurd milletinin istikrarlı bir devlet yapılanmasını kendi kendilerine yönetmeleri sağlanmadıkça bu sancılar son bulmaz.

Venezuela’dan sonra sıra İran da olabilir mi sorusuna;

İran’ın buna fırsat bırakmaması, bölgenin, Kurdlerin ve İranlıların yararına olur. Rusya ile aralarındaki son dönemdeki görüşmeler, büyük kargo uçaklarının inmeleri, İran’a daha fazla silah taşınması İran’ı kurtarmaz. İran’ın demokratikleşmesi, böylesi rejim değişikliklerinin, şah yönetiminden molla rejimine yarın başka bir rejime dönüştürülmesi gibi gelişmeler sorunun özünü görmemek demek olur ve esas sorunun çözümüne yönelik çalışmaları geçiştirmek anlamına gelir. İran’ın, Kurd milletinin kendi kendilerini yönetmelerine yönelik çalışmalara katkıda bulunması ve demokratik bir yapılandırmayı oluşturmasıyla olası saldırıları engeller. Rusya'dan yeni silahlar getirerek ve milleti savaşa angaje ederek kendini temize çıkaramaz ve istikrarlı bir yönetim anlayışı da oluşturamaz. Geçmişte İran-Irak savaşında eğer müdahale olmasaydı, Saddam yönetimindeki Irak, Tahran’a kadar gidecekti. Büyük insan kaybına neden oldu ve o zamandan sonra İran'da bir süre ekonomik düzen oluşturulamadı. İran, bununla da yetinmedi ve orta doğuda istikrarsızlığı dayatmak için Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da kendilerine bağlı yeni gruplar oluşturdu. Çok iyi biliyoruz ki Türkiye’de de bunları geliştirmeye çalıştı. Hizbullah adıyla benzer yapılanmalarla kendi varlığını sürdürebilmek için çalışmalar yaptı. Yani rejiminin varlığını korumaya yönelik çalışmalar yaptı. Demokratik bir yapılanma, halkın çıkarlarının korunmasına yönelik bir çalışma yapmadılar. Rusya’dan gelen askeri kargo uçaklarının yeni silahlar taşıdığı açıktır ve bu silahların İran’ı hiçbir şekilde koruyamayacağını da bilmemiz gerekir. İran'daki şimdiki gelişmeler de İran’ın güçsüzlüğünden değil, istikrarsızlığından kaynaklanmaktadır. Yönetiminden, adil olmayan paylaşımlarından kaynaklanmaktadır. Ve ayrıca Kurdlerin hak ve hukuklarına uluslararası normlara uygun bir çözüm getirilemediğinden de kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Rusya’dan gelen büyük askeri kargo uçaklarının son günlerde sayılarının artması Rusya'dan İran’a silah taşındığı gerçeğini göstermektedir. Ancak bunlar İran’ı savaştan kurtarmaz. Rusya'nın da Ukrayna’daki olaylara yönelik güçlenmesinin yanı sıra, Orta doğuda veya İran'da da güçleneceğini veya oradaki rejimi kendilerine bağlı olarak tutarak koruyabileceklerinin olasılığı düşünülebilir ama mümkün değil. Rusya’nın, Suriye’de de kendilerine bağlı bir avuç yöneticiyi alıp çekildiğini gördük. İran’da da müdahil olursa üç yıl, beş yıl, on yıl sürebileceği görülen kanlı savaştan sonra Rusya'nın yapacağı şey aynı olur. Dolayısıyla Amerika Birleşik Devletlerinin de desteği ve yardımıyla bölgedeki tüm ülkelerin, İsrail’de dâhil tüm ülkelerin çıkarları gözetilerek, Kurd milletinin de kendi kendilerini yönetecek devlet yapılanmasının oluşmasıyla, hem Kurdistan coğrafyası hem de şu anda Kürdistan'da işgalci olan devletlerde genelde orta doğuda istikrara yönelik çalışmaların adımlarını göreceğiz.