Kürdistanımızın Rojava bölgesinde ve Rojhılat Bölgesinde Genel Durum

Kürdistanımızın Rojava bölgesinde ve Rojhılat Bölgesinde Genel Durum
1 Nisan 2026
Kürdistanımızın Rojava bölgesinde ve Rojhılat bölgesinde genel durumların sıkıntılarla, zorluklarla geçiyor olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Rojhelat bölgesinde İran rejimine yönelik savaşın süreceği ve bu süreçte Kürtlere yapılan orantısız saldırıları da kınamakla sınırlı kalmadan elbette ki kınayalım; ancak soydaşlarımızın kendileri için yararlı olacak ittifaklarla durumlarını güçlendirmeleri önemlidir. Kendilerine bu konudaki önerilerimizi mutlaka yüksek sesle iletelim; biz zaten iletiyoruz, ancak milletçe bu yönde soydaşlarımızı desteklememiz gerekir.

Rojavamızda ise kirli oyunlar devam etmektedir. Bakur Kurdîstan üzerinde de hâlen uydurma bir süreç adı altında biz Kürtlere yönelik hak ve hukuk ihlali günlük olarak devam etmektedir. Kürtlerin kazanımlarının etkisizleştirilmesi, Kürdistan’ın silah gücünün güçsüzleştirilmesi esas hedefleri olduğunu görmeliyiz. Eğer samimilerse, samimiyetlerine karşılık Kürt milleti samimiyetle yanıt verir; ancak samimiyetsizdirler, dürüst değildirler. Ahlak dışı kirli oyunlarla Kürt kazanımlarını etkisizleştirmeye, zayıflatmaya, ellerinden gelirse yok etmeye çalıştıkları açıktır.

100 yılı aşkın süredir yapılan bu kirli oyunlarla Kürtlerin geri adım atmalarını bırakın, onlarca ileri yürüdüler. Kazanımlarımızı mutlaka ki kendi kendimizi yönetecek, kendi kendimizi yönetme hedefine ulaştırmalıyız. Çalışmalarımızın bu çerçevede olması, Kurd milletinin geleceği için olmazsa olmaz olmalıdır. Bazı değerli soydaşlarımızın dünyanın çeşitli ülkelerinden, Kurdistanımızın farklı bölgelerinden, şehirlerinden, diyasporada, Türkiye’nin diaspora şehirlerinde olan değerli kardeşlerimizin bizlere selamları, olumlu mesajları değerli buluyoruz.

Bu değerli soydaşlarımızın hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. İnsanlarımızın, biz Kürtleri kendi insanlarımıza yönelik her alanda hizmette geri durmamalıyız. İnsanlarımızı kirletmeye, çirkefleştirmeye, etkisizleştirmeye veya kirli işlere bulaştırmaya çalışan çevrelere de müsamaha göstermeyelim; bu her Kurd bireyi için görevdir. Kürdistan toprakları üzerinde sahada milletimizin kazanımlarını eritmeye, zayıflatmaya, ellerinden gelirse yok etmeye çalışan saldırılara, kirli oyunlara karşı nasıl duyarlı olmamız gerekiyorsa; insanlarımızı kötülükten, Kürt kimliğinden, Kürdün genel kültüründen ve Kürdün kendi kendini geliştirmesine engel olacak kirli işlere bulaştıranlara karşı da sessiz kalmamalıyız.

Bunlar her Kurd bireyinin görebileceği yanlışlar, hata yapan, kusur işleyen, Kurd düşmanlarıyla birlikte hareket eden, kendini bilmez, zayıf karakterli insanların da samimi olmaları, dürüst olmaları, kendilerine gelmeleri ve Kurd’lüğe dönmeleri kendi yararlarına olur. Geçici olarak menfaat edinebilirler, geçici olarak bazı istedikleri havayı satabilirler, çaka satabilirler, itliklerine devam edebilirler; ancak sonuçta kendi yaptıkları pislikte boğulurlar. Bu kirli davranışlarından vazgeçmeleri, hatalarını düzeltmeleri ve Kurd’lüğe hizmete yönelmeleri, en azından Kurd’lüğe zarar vermemeleri kendi yararlarına olur.

Kürdistan topraklarında var olan işgal devletleri olsun, onların yalakaları olsun, onların itleri olsun; yaptıkları iğrençliklerin yanlarına kâr kalmayacağını bilmelidirler. İşgal devletleri sürekli olarak bizim insanlarımızı katlederek, hapsederek, işlerini güçlerini ellerinden alarak bu devranın böyle süreceğini bekliyor olabilirler; ama eninde sonunda yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalırlar. Dünya tarihi bunun örnekleriyle doludur. Kürt milleti tarihi boyunca onlarca devlet kurmuş, yönetmiş, imparatorluklar kurmuş ve kendi devletlerinin yönetimi altındaki her türlü etnik unsurlara Kürtler, Kürtlerden daha fazla ilgi göstermişlerdir.

Kürt milleti, yönettiği devlet egemenliği altında yaşayan tüm etnik unsurlara, tüm milletlere Kürtlerden daha fazla olumlu davrandıkları da tarihi bilgilerle bizlere aktarılmıştır. 100 yılı aşkın süredir Birinci Dünya Savaşı sonrasında Kürtlere yönelik sistemli imha politikası da tutmamıştır, bundan sonra da tutmaz. Ancak bazı insanlarımızın Kurd’lüğü yok etmeye çalışan işgal güçlerine, barbarlara hizmet etmeleri de kendi utançlarıdır, kendi ayıplarıdır. Bazı menfaatler edinebilirler, bazı kazanımlar elde edebilirler ve bununla da kendilerini dokunulmaz sanabilirler; ne kendileri ne Kürdistan’daki işgalciler Kürt milletini yok edemezler. Yaptıklarının da bedelini mutlaka ve mutlaka öderler.