Bu parlamenterin söylemleri; bizim de sürekli gündeme getirdiğimiz, sempatiden ve Kurdlerin yaptıkları fedakârlıklardan, IŞİD ve benzeri terör örgütlerine karşı mücadeledeki başarılarından söz ederek olayın ciddiyetini geçiştirmenin ahlaki olmadığını ortaya koymaktadır. Bu hususu, söz konusu parlamenterin söylemlerine eklemek isteriz.
Bugün adım atma dönemidir; somut adımların atıldığını görmek gerekir. Aksi hâlde, IŞİD terör örgütünün ve Türkiye’yi yönetenlerin Kurdler’e yönelik dayatmalarının sürmesi durumunda, savaş en şiddetli şekliyle kızışır. Bunun sonucunda hiç kimsenin iyi bir sonuç alması mümkün olmaz. Savaşın nerede duracağını ne Türkiye önceden kestirebilir ne başkaları ne de bizler.
Türkiye’yi yönetenler sızlanıp duruyorlar, bağırıp çağırıyorlar; ama hak haktır. Siz istediğiniz kadar bağırın, istediğiniz kadar sızlanın; siz Kurdistan topraklarında işgalcisiniz ve Kurd milletinin rızası olmadan bu işgali sürdüremezsiniz. Gücünüz olabilir; o gücü size yedirmesini de biliriz, başınızdan aşağı geçirmesini de biliriz. Eğer ısrarla dayatmaya girerseniz, dayatmanızın karşılığında siz de dayattığınız etkinin tepkisini daha şiddetli bir çerçevede görürsünüz.