Asil Soydaşlarımıza

Asil Soydaşlarımıza
10 Ekim 0205
Asil soydaşlarımızı en derin saygılarımızla selamlıyor, daha önce birçok kez dile getirdiğimiz bazı önemli hususları kısaca hatırlatmak istiyoruz.

Welat’ımızın işgalciler tarafından parçalanması, sömürülmesi ve milletimize ait zenginlik kaynaklarının yağmalanması karşısında onurlu bir duruş sergileyen insanlarımızın; katledilmeleri, hapsedilmeleri, sakat bırakılmaları, evlerinden ve işyerlerinden alınarak yok edilmeleri asla unutulmayacaktır. Milletimizin haklarını savunmak için gösterdiği direniş, dünyada eşi benzeri görülmemiş insani ve kahramanca bir mücadeledir.

Ne yazık ki işgalci gruplar, bazı insanlarımızı etkileyip kendilerine benzetmiş, onlara bağımlı hale getirmişlerdir. Biz bu konuda son derece hassasız. Milletimizin haklarını, hukukunu çiğneyen, insanlarımızı rencide eden ve mağdur eden işgalcilere hizmet eden herkesi tek tek not ediyoruz. Bu tutum, Kurdistan Birleşik Devletleri Hükümeti’nin sorumluluk alanlarından biridir.

Kurd kimliğine, mücadelesine ve değerlerine sahip çıkan herkes bizim için kıymetlidir; başımızın tacıdır. Bizim kimseden korkumuz yoktur. Kimse kendini kandırmasın; bizi yıllarca sömüren, katleden, sakat bırakan ve aşağılayan bu zorba barbarlara aldanmak, milletimizin onuruna ihanettir. Bu dengeler son derece hassastır.

Kendilerini Kurd milleti adına söz sahibi gören bazı çevreler, asla milletimizi kendi çıkarları için ikinci plana atmasın. Biz bu tür gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde göstereceğimiz tepki, bazılarını rahatsız edebilir; ancak herkesin bilmesi gerekir ki Kurd milletinin hak ve hukukuna saygı duymak zorunluluktur.

Eğer biri hizmet edemiyor, sahiplenemiyor ve Kurd’lüğü savunamıyorsa; bu, milletine ihanet etme hakkı verdiği anlamına gelmez. Kendi menfaatleri uğruna işgalcilere uşaklık edenler, bunun kendilerine bir fayda sağlayacağını sanmasınlar. Unutmasınlar ki bu halk hiçbir şeyi unutmaz.

Canını veren, sakat kalan, on yıllarca her türlü insani imkândan yoksun şekilde mücadele eden insanlarımızın hakkı ve hukuku mutlaka korunacaktır. Kurd milletinin varlığı, ancak kendi kendini yönetmesiyle güvence altına alınabilir. Refah içinde yaşayabilmesi de ancak bu yolla mümkündür.

Bu gerçeğin önünde engel oluşturan işgalcilere karşı mücadelemiz dün olduğu gibi bugün de, yarın da sürecektir. Kendi menfaatleri için halkımızı bağımlı hale getiren çevreler şunu bilmelidir ki, yaptıkları asla yanlarına kâr kalmayacaktır.

Avrupa’da dahi bazı çevrelerin bu tarz girişimleri dikkatle izlenmektedir. Kimse yaptıklarının karşılıksız kalacağını sanmasın; düşünürlerse yanılırlar, kaybederler.

Mağdur edilen soydaşlarımız, asla yalnız değildir. Biz, soydaşlarımızın kayıplarının farkındayız ve onlara sırtımızı dönmeyeceğiz. Kurdistan Birleşik Devletleri Hükümeti’nin çalışmaları bu bilinç ve sorumluluk çerçevesinde sürdürülmektedir.