“30 yılı aşkın bir süredir Hollanda’da cezaevinde tutulan Hüseyin Baybaşin hakkında son dönemde yaşanan gelişmeler, sadece ailesini ve yakın çevresini değil, uluslararası hukuk kamuoyunu da derinden endişelendirmektedir. 24 Nisan’dan bu yana Baybaşin’e yönelik uygulanan mutlak iletişim yasağı ve 1 Mayıs’tan beri nerede tutulduğuna dair bilgi verilmemesi, modern hukuk devletlerinde kabul edilemez bir durumdur.
Hüseyin Baybaşin’e yönelik bu sistematik baskıların ve bugün ulaştığı tecrit boyutunun kökeninde, kendisinin Kürt halkının özgürlük mücadelesine olan sarsılmaz bağlılığı yatmaktadır. Baybaşin, hayatını Kürt halkının haklarını savunmaya ve kimlik mücadelesine adamış bir isimdir. Yaşadığı tüm bu hukuki dram ve ağırlaştırılmış şartlar, aslında bu siyasi duruşuna yönelik bir cezalandırma pratiğidir.
Özellikle Türk Devleti’nin uluslararası diplomatik ilişkilerini kullanarak yürüttüğü baskı politikaları, Baybaşin davasının hukuki bir süreçten ziyade siyasi bir rehine krizine dönüşmesine neden olmuştur.
Bir insanın avukatlarıyla, ailesiyle ve dünya ile bağının tamamen koparılması, yalnızca bir ceza değil, insan onuruna yönelik ağır bir saldırıdır. Her mahpusun;
Sağlık durumu hakkında bilgi verme,
Bulunduğu yerin bilinmesi,
Avukat ve aile görüş hakları,
uluslararası sözleşmelerin ve hukukun evrenselliği ilkesinin güvencesi altındadır.
Bugün Hüseyin Baybaşin’in bu haklarından mahrum bırakılması hukukun evrensel şeffaflık ilkesinin açık ihlalidir
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, yalnızca bir bireyin hakkının gasp edilmesi değil; hukuk devletinin, insan haklarının ve Kürt halkının temsilcilerine yönelik uygulanan baskı politikalarının bir yansımasıdır.
Hüseyin Baybaşin’in durumu hakkında Hollandalı yetkililerin derhal resmi bir açıklama yapması, ailesi ve avukatlarının kendisine erişimini derhal sağlanması gerekmektedir.
İnsan hakları savunucularını, hukuk ve adaletten yana olan herkesin, demokratik kitle örgütlerinin, kurumların ve vicdan sahibi kamuoyunun, bu açık hukuksuzluğa karşı durmaya ve ayrıca Kürt kimliği üzerinden yürütülen bu cezalandırma politikasına karşı duyarlılık göstermeye çağırıyoruz.
Yekitiya Devlete Kurdistan adına
Barzan Bayhan