Kurd Halkı Düşmanını da Dostunu da Unutmayacaktır

Kurd Halkı Düşmanını da Dostunu da Unutmayacaktır
21 Mayıs 2026
Kurd halkı tarihi boyunca başka halklar için imparatorluklar devletler kurmuşlar. İnsani değerlere bağlılık çerçevesinde sahip çıkmış oldukları halklardan ise hep kalleşlik görmüşler. Kendilerine Türk diyen ve kendilerini Türkiye’nin sahibi olarak görenler bunun en açık örneğidir. Bu anlamda bu örnek son yüz yılın görülen örneğidir. Bu olumsuzlukların ve sistemli olarak Türkiye devleti adına insanlarımızı kirletip etkisizleştirme çalışmalarına rağmen, Cihan’a örnek olan canfeda insanlarımızın insanlık adına veriyor oldukları özgürlük mücadelesinde destanlar yazılıyor. Kobane’de kendi bedenini düşman tankını imha etmek için feda etmiş olan kızımız ve benzeri canfedalık, gelecek bin yıllarda saygıyla anılacak gerçek kahramanlık destanlarıdır. Binlerce böyle örnekler vardır. Bu canfedalık ve gerçek kahramanlıklara terörist diyebilmek ruh hastalığıdır. Bu canfeda insanları canlarını feda etmeye zorlayan anlayış faşizmin sadizm anlayışıdır. Bu insanları bu canfedalığa zorlayan halklar ve devletler asla ve asla iflah olmayacaklardır. Bizi yaratan Xweda’nın gazabından asla kurtulamayacaklardır. Bunu bilelim. Buna inanalım. Bunları belirtmekle birlikte, halkımız özgürlük mücadelesi sürecinde içine düşürüldüğü hataları kabul ederek ve ders çıkararak hedefine ulaşmayı başarmak zorundadır. Anlatımlarımın bu amaca inançla hizmet olduğunun bilinmesi gerekir. Kendimizi tanıyalım. Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi asla unutmayalım. Bize karşı yapılmış iyilikleri özellikle de canfedalığı asla unutmayalım. Daha da önemlisi bize karşı yapılmış olan kötülükleri, zulümü ve soykırım dayatmasını asla ve asla unutmayalım. Asla ve asla kabul etmeyelim. Bu çerçevede düşmanımızı, düşmanlarımızı çok iyi tanıyalım. Asla ve asla kendi insanımıza sırtımızı dönüp düşmanımızı kendimizden, kendi insanımızdan daha üstün olarak kabul etmeyelim. Kusurlarımızı görelim. Hatalarımızdan ötürü af dilemesini, soyumuzun asaletinin gereği ve özgürlük mücadelemizin temeline malzeme olarak görelim. Bize düşman olanlara güvenmeyelim. Ancak diyalog’dan kaçmayalım. Bize düşman olanlar, kendi kusur ve zulum dayatmalarını onarmak amacıyla bizden af dilediklerinde, onları af etmeyi, soyumuzun asaletinin gereği olarak görelim. Şartlar oluştuğunda af edelim ama asla unutmayalım. Bağımsız Birleşik Kurdistan Devletinin resmileşmesine hizmet etmenizi diliyor dem xweş diyorum.
Saygılarımla, Hüseyin Baybaşin