Zarîfe ve Alîşer’in anıları önünde saygıyla eğiliyor, halkımızın özgürlük ve onur mücadelesine sundukları fedakârlıkları derin bir saygıyla anıyorum.
Onların yoldaşlığı, yalnızca iki insanın ortak yaşamı değil; aynı zamanda inanç, cesaret, kararlılık ve yurtseverliğin tarihimize bıraktığı en kıymetli miraslardan biridir. Her türlü baskıya rağmen halkının kimliğini, dilini ve geleceğini savunmaktan vazgeçmeyen bu iki öncü isim, gelecek nesillere örnek olmaya devam etmektedir.
Bir millet, ancak kendi değerlerine, tarihine ve mücadele önderlerine sahip çıktığı ölçüde geleceğini güvence altına alabilir. Geçmişini unutan toplumlar, geleceklerini de başkalarının iradesine teslim etme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Bu nedenle, ulusal hafızamızı canlı tutmak ve mücadelemizin öncü isimlerini yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bağımsız Kurdistan Devletleri ideali; yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda halkımızın özgür iradesinin, eşitliğinin, adalet arayışının ve onurlu yaşam hakkının ifadesidir. Bu ideale ulaşmanın yolu, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmekten, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmekten ve halkımızın yetiştirdiği öncü şahsiyetlerin mirasına sahip çıkmaktan geçmektedir.
Bugün Zarîfe ve Alîşer’i anarken, onların bıraktığı mücadele ruhunu yaşatmayı, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeyi ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir ulusal bilinç bırakmayı görev biliyoruz.
Anıları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, mücadelelerini minnet ve hürmetle selamlıyorum.
Hüseyin Baybaşin