İran rejiminin PAK Peşmergelerinin kampına yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve bu saldırıda Peşmergelerin yaralanması, yalnızca belirli bir siyasi yapıya değil, bütün Kurd milletinin iradesine yöneltilmiş açık bir saldırıdır. Son haberlerde İran’a yönelik saldırılarda PAK kamplarının hedef alındığı ve yaralanmalar yaşandığı bildirilmektedir.
İran’daki molla rejimi, kendi halkına uyguladığı baskı ve zulmü artık sınırlarının dışına taşımaktadır. Kurdistan topraklarını füze ve insansız hava araçlarıyla hedef almak, uluslararası hukukun açık ihlalidir. Bu saldırılar ne direnişi durdurabilir ne de Kurd milletinin özgürlük iradesini kırabilir.
PAK Peşmergelerine yapılan her saldırı, aslında bütün Kurd halkına yapılmış bir saldırıdır. Yaralanan tüm Peşmergelere acil şifalar diliyor, onların onurlu duruşunu saygıyla selamlıyorum.
İran rejimi şunu çok iyi bilmelidir: Bombalarınız, füzeleriniz ve tehditleriniz Kurd milletinin özgürlük yürüyüşünü durduramayacaktır. Yıllardır idamlarla, sürgünlerle ve sınır ötesi operasyonlarla sonuç alamayan bir anlayışın bugün de başarılı olması mümkün değildir.
Buradan uluslararası topluma da sesleniyorum: Kurdistan’a yönelik bu sistematik saldırılar artık görmezden gelinemez. Sessizlik, saldırganı cesaretlendirmekten başka bir sonuç doğurmamaktadır. İran rejimi işlediği her saldırının hesabını uluslararası hukuk önünde vermelidir.
Ben bir kez daha ifade ediyorum ki; çözüm baskıda, bombalarda ve tehditte değil, Kurd milletinin meşru ulusal haklarının tanınmasındadır. Bağımsız ve birleşik bir Kurdistan idealini hiçbir güç ortadan kaldıramayacaktır. Kurdistan Birleşik Devletleri hedefi, halkımızın özgür iradesiyle yaşamaya devam edecektir.
Yaralanan tüm Peşmergeleri saygıyla selamlıyor, en kısa zamanda sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum. Kurd milleti dün olduğu gibi bugün de kendi onurunu ve geleceğini savunmaya devam edecektir.
Hüseyin Baybaşin